motor yaği ve eski tarih bilimi bilgi

motor yağı ve eski tarih bilimi bilgi

motor yağı ve eski tarih bilimi bilgi ANSİKL. Son yıllarda önem kazanan arke<)aslrnnomi ilk kez 1960'h yUarda, İngiltere nin güneybatısındaki dev taşlann oluşturduğu dairelerle (Stonehenge) adım duyurdu Dev boyutlu taşlann yerine konduğunda ortaya çıkan bütün ile ilgili \apim tahminleri kimi uzmanlarca, bu raşlann İCelli bir biçimde yerleştirilmesinin yaz gim-dönümü sırasında Güneş'in doğuşuna göre olduğunu düşünmeye yöneltti. Aynca bu taş düzenlemesi bir ‘taş devri rasathanes ' de olabilirdi. Amerika kıtasmda da benzer yerler bulundu. Henüz çok yeni bir bilim dalı olan arkeoastronomi hem arkeologların hem de astronomlann ilgisini çekmektedir.
Üniversitesi Fizik, Kimya ve Toprak Bilim bölümlerinden, İstanbul "eknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeofizik Bölü nü’nden, İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve 3rman fakültelerinden, Boğaziçi Üniversi-esi Kimya ve Tarih bölümler ien yarar ınılmaktadır.
urkiye’de ilk kez Çayönü kazısmda, ke-ilklerde kan grubu belirldme yöntemi (pa-oseroloji) uygulandı. Yine Türkiye’de iık îz Çayönü’nde uygulanan bir başka çö imleme çalışması, âletler üzerindeki kan doku kalmtdanmn incelenmesiydi. Bri-h Columbia Provincial Museum’dan lomas H. Loy’un 1981’de bulduğu ve ge-irdiği bu yöntemle, kalmtılann insana yoksa hayvana mı ait olduğu anlaşılabil-ktedir. Bilgisayar, birçok bilim dalında uğu gibi arkeolojik araştırmalarda da mli kolaylıklar sağlamaktadır. Veri top-a, analiz, veri iletişimi, buluntu çizimi, alanının ya da açmalarm planlarmm iması gibi çeşitli aşamalarda kullanıl-tadır. Kazı sonrası laboratuvar çalış-ınnda istatistiklerin hazırlanması, tür, ve yüzde dağılımlarmm yapılması bil-arlarla hızlandırılabilmektedir. Îstan-^anmburgaz'daki kazıda, değişik aşa-'da bilgisayardan yararlanılarak bir ankası oluşturulmaya çalışılmıştır.sonınMfKİa AımdnhiUİB iki önemli mnf^üiıt ycıic^jiîK .minele (Jnha kayılar haflalıldı: Prol. için Yal çınkay», I985’lc Anlalya Kmiiin iJc, l*ıol Güven Arjvchük ise I988’de Istanhul Ya nmhurgay/da çalıçlı. Çanakkale’de Assos ile Chryse antik kentlerinde yapılan ara^ firmalara İ987’dc bir yenisi eklendi Al man bilim adamı Prof. Manfred Korfmann, aynı bölgedeki Beçiklepe projesini sona er dirdikten sonra Troya’da kazılara haşladı. Güneydoğu Anadolu’da dikkate değer buluntular veren Diyarbaicır-Üçtepe Hö-yük’te kazılar, I988’de Prof. Veli Sevüı tarafından başlatılarak sürdürüldü. 1988’de başlayarak, Noel Baha’nın doğum yeri Pa-tara*dâ Prof. Fahri Işık, ünlü liman kenti Knidos’ta ise uzun aradan sonra Prof. Ramazan özgan kazılan ¡yürüjttiiler. Marmaris Serçe limanı, Bodrum Yassıada ve Kaş Uluburun batıklarındaki kazılar sürerken, çevrede de sistemli sualtı araştırmaları yapıldı.
Anadolu'nun tariböncesınc ve hemen sonrasına ışık tutan Çayönü, Karain, Aşıklıhö-yük, Höyiicek, Dıpınar, Köşkhöyük, Neval-a Çori kazılan 1990, ,1991 ve 1992’de de ¡iirdürüldü. Höyücek’te Neolitik dönem rümarlığmı ve dinsel inançlannı aydınlatan ulun tular, bu arada pişmiş topr^tan ya-ılmış çok sayıda kadm heykelciği elde dildi. Hitit başkenti Hattuşaş’ta ele geçiri-n ve sayılan 1 040’ı bulan mühür baslcıla-Hitit imparatorluk dönemi için önemli ıluntulardıJVmeÇorum bölgesinde Orta-iy’de 1 867 adet pişmiş toprak tabletten jşan yeni bir hitit arşivi ortaya çıkarıldı, tit uygarlığına ışık tutacak başka bir yada Uşak'ın Banaz ilçesinde bulunan [çtan yapılmış 37arih bölümlerinden [anılmaktadır.
Türkiye’de ilk kez Çayönü kazısmda miklerde kan grubu belirleme yönter leoseroloji) uygulandı. Yine Türkiye’d kez Çayönü’nde uygulanan bir başk( zümJeme çalışması, aletler üzerindek ve doku kalmtılannın incelenmesiydi tish Columbia Provincial Museun TTiomas H. Loy’un 1981’de bulduğu \ liştirdiği bu yöntemle, kalmtılann b mı yoksa hayvana nu ait motor yağı olduğu anlaşı meİctedir. Bilgisayar, birçok bilim da olduğu gibi arkeolojik araştırmalarc önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Ver lama, analiz, veri iletişimi, buluntu ç kazı alamnm ya da açmalann planlî yapılması gibi çeşitli aşamalarda ku] maktadır. Kazı sonrası laboratuvar malannda istatistiklerin hazırlanması sayı ve yüzde dağıhmlannm yapılma: gisayarlarla hızlandırdabilmektedir. bul-Yanmburgaz’daki kazıda, değişil malarda bilgisayardan yararlamlara veri bankası
Anadolu nuM iiinfioiu t'M»w \ < lu im n -n ra.sina ışık (ulan (^avonu, Kai.nn A .ıUılı • yük, Hoyücck. Ilıpmar, Ko^jkh»n hK N< \ jI la Çoh kaL7jlan IÜU(), 1 ou j |uu;,|, ,l< sürdürüldü Hoyıirck’lo Ncoliiık »Ioim u mimaritgını ve dinsel inaiMTİaımı a>dmlaian hulunfular, hu arada pişmişi (oj>jak(an )a pılrruş çok sayıda kailin heykeliıgı eld< edildi. Hi(i( başkenti Halluşaş'la ele geçin len ve sayılan 1 040'ı bulan mühür baskıla n Hitit İmparatorluk dönemi için ımemh buluntulardıjY-ineÇonım bölgesinde Orta köy’de I 867 adet pişmiş toprak (ablelien oluşan yeni bir lütit arşivi ortaya çıkarıldı Hitit uygarlığına ışık tutacak başka bir ya pıt da Uşak in Banaz ilçesinde bulunan tunçtan yapılmış 37 cm boyundaki heykel cikti.
Van kalesi ve eteğinde urartu araştırmaları, urartu-asur ilişkilerine ışık tutacağı düşünülen Üçtepe kazılan 1990’da ve 1991 de Je sürdürüldü. Aynca Anzaf kalesinde (991’de yapılan kazılarda bir urartu (apı-lağı ort^a çıkarıldı. I992’de aşağı kalenin [azışma başlandı.
kiztepe, Truva, Aslantepe gibi III. binyıl lerkezlerinde ve Asur Ticaret Kolonileri iğımn KüJtepe, Acemhöyük gibi merkezlinde kazılar 1990 ve 199Tde de sürdü, ynj yıllarda frig ve geç hitit merkezleri de )ğun araştırm^ara konu oldu. Yesemek r açık hava müzesi biçiminde düzenlene-k ziyarete açıldı. Yunan ve Roma dö-mleri ile hemen öncesi ve sonrasma ışık an Efes, Sardes, Bayrakh, Afrodisias, ıskyleion gibi merkeâerde kazı, resto-yon ve düzenleme çalışmaiarma 1990, ve 1992’de de devam edildi. 1990’da ^thrai’de bir seramik atölyesi ortaya çı-ıldı.
►O’da Bursa’mn Paşalar köyünde bulu-jeolojik zamanlar boyunca yaşamış çe-memeli hayvan fosilleri Anadolu pa* koJojisine ışık tutacak nitelikteydi. Pa-’daki çalışmalaricmlerinin arkcol< jiyc uygulanması hiçimiıuU: (anımlanal)ili Bir arkeolojik kazıda, arkeolog ve rninıa ların yanı sıra dcği.şik bilim (lallarnKİaıı limanlara da gereksinim vardır. Aynı hi<;in de kazı sonrası laboratııvar çalışmaları c çeşitli bilim dallarınca sindin ülmclidir. h nedenle arkeomctıi jeofizik ve jeokim^ araştırmaları, lizikokimyasal bilgi işicı yöntemleri ve paleomclaliırji gibi konulaı uygulanır.)
-İslam dönemi araştırmaları) 1990, ve 1992’de Harran, Alanya Kalesi, , Kubadabad, Gülefşan ve Ani’de sürdü, Ahlat ve Gevaş’taki türk mezarında kazı ve restorasyon çalışmaları rken, Dısu barajmm sulan altında ka-olan Hasankeyfteki kültür varlıkları-ırtarıiması çalışmaianna ağırlık veril-
e'de arkeolojik araştımıalarda, ar-
ARKIN (Cüneyt), liirk sinema oyuncus yönetmen. Kimisinde yönetmen ’ oyuncu, radyatör temizleyici kimisinde yalnızca oyuncu olari ticari filmler üretmeyi sürdürdü. I990’( kendi çizgisi dışında rol aldığı /ki Ba Delide dikkat çeken bir oyunculuk sergi) di. TV dizilerinde oynadı (1993).
ARKLI sıf. Elektr. Kıvılcım oluşturan ele trik deşarjı için kullanılır.
•ARLAND1 (IMarcd), fransız yazar, (< Scine-et-Mame 1986)
a. (fr. archeo ve metne). Arkeolojinin, fiziksel ve kimyasai yöntemlerden yararlanan özel araştırma alanı, (Bir bilim dab olarak ortaya çıkan arkeometri, i gen ve doğa bilimlerinin matematik-
; sel ölçüm ve-analiz yöntemlerinin arkeolo-' jiye uygulatması biçiminde tanımlanabilir. Bir arkeolojik kazıda, arkeolog ve mimarların yam sıra değişik bilim dallarından uzmanlara da gereksinim vardır. Aynı biçimde k^ı sonrası laboratuvar çalışmaları da çeşitli bilim dallarınca sürdürülmelidir. Bu nedenle arkeometri jeofizik ve jeokimya araştırmaları, fizikokimyasal bilgi işlem yöntemleri ve paleometalürji gibi konulara uygulanır.)
amin (Cüneyt), türk sinema oyuncusu, yönetmen. — Künisinde yönetmen ve oyuncu, kimisinde yalnızca oyuncu olarak ticari Simler üretmeyi sürdürdü. 1990’de kendi çizgisi dışmda rol aldığı /k/
Zîev'de dikkat çeken bir oyunculuk sergiledi. TV dizilerinde oynadı (1993).
AJRKLI sif. Elektr. Kıvılcım oluşturan elektrik deşarjı için kullanılır
ARMSTRONG (Henryj. i-, (C'-9--ıbus, Mississippi ¡5;'"': les, Kaliforniya 1988), Bol,,r V başladı. 1931’de profes,! ivfeJody Jackson adıyla boksjj Pete Şanonla yapüş maçıl narak tüy sıklet dünya sak' 1938’de Barney Ross’uli,; yenerek orta hafif sıklette Sı. yonluğunu elde etti. Aynı ayında da Lou Ambers’i Ut», yendi ve bu kez dek’un önden olan Enver Hoca’nın 11 Nisan 1985’te ölümü üzerine,Amavutluk Emek Partisi Igenel sek-feterligne|Ramiz JÂTıa getirildi. Alia, yap-¿ş açıklamada ülkenin ekonomik ve si yasal konumunda bir değişiklik yapmayı düşünmediklerini belirtti (23 Ağustos 1985). 1986’mn mart aymda İsviçre-Arnavutluk hava hattı açıldı. Ağustos aymda da 24 kmlik bölümü Aroavutluk’ta bulunan, Bo-zaj kentini Titograd’a (Yugoslavya) bağla-yan55 kmlik demiryolunun açılışı yapıldı. Râmiz Alia dönemi, Enver Hoca’mn 1946’dan beri sürdürdüğü kapalılığm kısmen de olsa kırılmaya başlandığı bir dö-lem olarak belirginleşti. 1986 sonlarmda ipanya, Singapur ve Mozambik, 1987’de 5e Kanada ve Federal Almanya ile diplo-^ ilişkiler kuruldu. Federcd Almanya e savaş tazminatı konusunda anlaşmaya uüdı.
Avnıpa’mn öteki ülkelerinde komü-jOejimlerin çöküşüne yol açan değişik-karşılaştınldığmda, Arnavutluk’ta çıkan değişikliMer çok çekingen ve l^usuz künilerine göre de, güçlükle algı-•jpllir bir durum gösteriyordu, fehn rüzgân üç alanda farklı yoğunluk-hissettirdi. Önce dış üişküerde, Javutluk’u yavaş yavaş yalmzlığmdan ^^ak birelerinde demokra .kieşiT>e kor. da CueUar a gıjvence j'erdı. 21 Haziran 1990’da Parlamerıio, ^.'urtdLşma çıkişlax kolaylaştıran cumhurba^karLÜğ] kararnamesini onayladı. Bu kararm almmasmdan kısa bir süre sonra 3 000 kadar Amastjt Tiran’daki Federal Almanya elçiliğine başvurarak sığınma hakkı istedL "kutucu” ka-nadm temsilcüeri olarak bilinen İçişleri Bakanı Simon Stéfani üe savunma bakam görevden almdı. İtalyan büyükelçiliğine sığınan Amavutlar, radyatör temizleyici Brindisi’ye götürüldü, 13 Temmuz 1990’da Fransa, İtalya ve Federal Almanya, Tiran’daki elçiliklerini geçici olarak kapattılar. İki gün sonra da Fransa elçiliğine başvurmuş olan 500 mülteci Marsü-ya’ya götürüldü. 27 Temmuz da Politbüro, tarım alanmdaki liberalleştirme kararlarım açıkladı. 30 Temmuz’da ise, 1961'de kesilmiş olan SSCB-Arnavutluk arasmdaki diplomatik ilişkiler yeniden kuruldu; iki ülkenin başkentlerinde karşılıklı olarak büyriik elçilikler açılması yolunda karar almdı. 1990 Temmuzu’nda alınan en önemli kararlardan biri de yabancı yatırımlara yasa' güvence getirilmesi oldu. 23 y'üdan beri ya saklanmış olan inanç özgürlüğü yenideı kabul edilerek ibadet yerierinin kapüaı açılmaya başlandı. Yabancı yatınmiar olan yasağm kaldınimasmdan sonra, 3 Ağustos 1990’da SSCB üe bir işbirüği prt tokolü imzalandı. ABD üe temaslar o k; dar üeri gitmediyse de, Amerikan Kongr si’nden bir delegasyon Tiran’a kabul edüd 1990 yılının aım. günlerinde öğrenci
iiisel pıopugiindiuuı. < i/iilandmim İin va/g(‘VÎInu'.i vr rcv;« v.«**usmiİ!i k<
II ıclorm ^jri^iınımn l>a^limıaMy(h ı> iılkoloıU hava ha^lmuiM kuıulması ı\-ok Avrupa ulkt sıyh hakanlık du/cym ‘ kar:>ılıkh /lyan lhı, halkan Ülkeleri oııfcıansı'na kadima, hiık-jinuj Milletler cncl Sekreteri l'ere/ de ('uellar’ın 1113 ayiN 1‘^Î^O’da kahnlu ve Avrupa (iıiven . ve İşbirliği Konleı ansı na katılma girişi i ile Arnavutluk'ım Hmek Partisi Merkez )mitesi önünde sunduğu iki rapor, değiş e işleğini ayıkla ortaya koydu.
:vlei Başkanı Ramiz Alia, 12 Mayıs '90'da yaptığı bir konuşmada demokra-leşme yolunun dönülmez bir yol olduğu-belirlli. Birleşmiş'Mılleller Genel Sekleri Ferez de Cuellar’ın Anıavutfuk’u areti sırasında, Başbakan Adıl Garcani, icIr kıde demokratikleşme konusımda Cueilar’a güvence verdi. 2) Hazlrarı 90’da Parlamento, yu tdışına çıkışları laylaştıran cumh- başkanlığı karama sini onayladı. Bu kararm alınmasından a bir süre sonra 3 000 kadar Arnavut, an’daki Federal AJmanya elçiliğine baş-arak sığınma hakkı istedi. “Tutucu” kaim temsilcileri olarak bilinen İçişleri Balı Simon Stéfani ile savunma bakanı göden almdı. İtalyan büyükelçiliğine sığı-ı Arnavutlar, Brindisi’ye götürüldü. 13 nmuz 1990’da Fransa, İtalya ve Federal nanya, Tiran’daki elçüiklerini geçici ola-kapattılar. tki gün sonra da Fransa elçi-le başvurmuş olan 500 mülteci Marsilya götürüldü. 27 Temmuz’da Politbüro, m alanmdaki liberalleştirme kararlarını dadı. 30 Temmuz’da ise, 1961’de kesil-olan SSCB-Arnavutluk arasındaki dip-atik ilişkiler yeniden kuruldu; iki ülke-başkentlerinde karşılıklı olarak büyük ikler açılması yolunda karar almdı. 0 Temmuzu’nda alman en önemli ka-îrdan biri de yabancı yatırımlara yasal înce getirilmesi oldu. 23 yıldan beri ya-anmış olan inanç özg^ürlüğü yeniden jl edilerek ibadet yerlerinin kapıları naya başlandı. Yabancı yatırımlara yasağın kaldırılmasmdan sonra, 31 stos 1990’da SSCB ile bir işbirliği pro-dü imzalandı. ABD ile temaslar o ka-ileri gitmediyse de, Amerikan Kongre-len bir delegasyon Tiran’a kabul edildi. } yjlımn son günlerinde öğrenci hare-" 'Öğrenciler yaşam koşul-*^4addar. Daha sonra
\lıu I ;uo . rUuu» nun K.iiîa uzentte
h.«şh;ikanhğa Yllı Buiı atîîdv lhr*ût bir koımınist olarak tamruirı yeni başbakan, ulusal 1)11 liğı sağlayacak bir h ;] ijimet kura-irtk ülkeyi Mayıs ya da PÎH/i ari 1992’de yapılacak olan genel seçimÎCiC gÖtürecekti. Scçımlerin hemen ardından, Amavut-luk 'in, AtjİK c < yediği kesinleşirken, komünistlerin öndeki Adil Carcarü V>aşbakan-lıktan ıMİfs 3 AlllJ dışişleri bakajcî James BakePm A «navutisk’i' zıya^^ önd n sonra, Terrrr.oz 199Tde A ÎYD'den insan s yardım amacıyla Arnavui -jk’a hava köprüsü î uoJİdu. Ramiz Alia Fkim Î99rde Tiök’ye’yc resmi bif ziyar^tre buJundu- 29 Mart 1992’de yapılan seçimlerde, kom\ nistle:^in egemenliği sona erip, Demokraök Paru’nin Sosyal Demokrat parti ve Cum huriyeiçi Farü’yle bir koalisyon kurmasme
Arnavutluk ekonomisindeki güçlükler, sonunda ülkenin belli başb yöneticileri tarafından kabul edildi. Devlet ve parti lideri Ramiz Alia, sistemdeki eksikliklerden söz ederek, hazırlanan planların, özellikle bürokrasi oto radyatör temizleyici tarafından yaratılan birçok engelle karşılaştığım kabul ediyordu. Haziran 1989’da açıklanan ve Şubat 1989’da yeniden gündeme getirilen kadrolann rotasyonu konusu, 1990’a gelindiğinde henüz, tam anlamıyla uygulanmaya başlanmamıştı. Ekonomide hedef alman, ülkenin kendi gücüne dayanarak gelişmesini sağlamanm olanaksızlığı görüldü; birçok ülkeyle ekonomik ilişkiler kurmak ve artırmak için çaba harcandı. Polonya, Bulgaristan, Macaristan, Japonya gibi birçok ülkeyle ticaret anlaşmaları yapıldı. Arnavutluk Paris, Graz, Poznem, Leipzig ve Budapeşte uluslararası fuarlarma katıhrken, Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye, İsviçre, İspanya ile bağlantılar kurdu.
1989’da maden endüstrisi (bakır, ferroni kel ve kömür) ve demir dışı metallerde saptanan amaçlara varıldı; buna karşılı] petrol, krom ve özellikle tarım sektörün
ve Federal Almanya ile diplo-L liskiler kuruldu. I ede rai Aîm lya vaş tazminatı konusunda anlaşmaya
va çıkan değişiklikler çok çekingen ve Ssuz kimüerine göre de, güçlükle algı-Sjiür bir durum gösteriyordu.
Oeeisiın rüzgân üç alanda farklı yoğunluk-Tndini hissettirdi. Önce dış ilişkilerde, /^vuüuk’u yavaş yavaş yalmzlığmdan kurtaracak bir diplomasiıün uygulamaya konduğu gözlendi. Ajnavutluk, Birinci Bâan Ülkeleri Konferansı gibi bölgesel, daha sonra ise Avrupa Güvenlik ve İşbirli-îi’na (AGtK) katılma istemi gi-I geniş, çok yönlü girişimlerde boy . Rejimin bir numarab radyatör temizleyici kişisi Ramiz Alia’nın, 1990 sonbaharında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmasıyla bu ^diş daha da belirginleşti. Buna paralel olarak, yalnızca Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğuyla değil, daha önce Tiran’da şiddetle kınanan süper güçler, Amerika Birleşikpevletleri|ve Sovyetler Birüği gibi iilkderle de, tekrar iki yaı^ Uişkiler kurma ^legi açıklandı. İkinci olarak, ekonomik fularda, önceleri tamaınen sapkm kabul yeni kavramlar parti Üteratürüne Nı: “Pazar” ve “arz ve talep” mekanizma-^ yapılan göndermeler; hatta tarımda ^ işletmelerin” eski gücüne kavuşturul-aymjölçüde çarpıcı olan da j^cı yatırımlara artaıa rak kapattılar. İki gün sonra da Fr?» v,a elçiliğine başvurmuş olan 500 rnül sc Marsilya’ya götürüldü. 27 Temmuz’d a . *óu-Ouio, tarım alarmdaki liberalleştirme kararlarıru açıkladı 30 Temmuz’da ise, 96 Ede keaii mi.ş olan SSCB-Amavurluk arafanrjaki dip-lomarik ilişkiler yeniden kunjîdu Sa ülkenin başkentlerinde karşiîıklı o!a~a* bıiymk elçilikler açılması yolunda karar ann^« 1990 Temmuzu’nda ahnan en önem kararlardan biri de yabancı yatırımlara yasa; güvence getirilmesi oldu. 23 yıldan beri ya-saklannruş olan inanç özgürlüğü yeniden kabul edilerek ibadet yerlerinin kapUarı açılmaya başlandı. Yabancı yatırımlara olan yasağın kaldırılmasından sonra, 31 Ağustos 1990’da SSCB ile bir işbirliği protokolü imzalandı. ABD ile temaslar o kadar ileri gitmediyse de, Amerikan Kongre-si’nden bir delegasyon Tiran’a kabul edildi. 1990 yıhmn son günlerinde öğrenci hareketleri yaygmlaştı. Öğrenciler yaşam koşul-larmdan yakmmaya başladılar. Daha sonra bu isteklerine, siyasal istekler de eklendi. 26 Arahk 1990’da, devlet başkam Ramiz Aha şubat ayı içinde çok partih demokratik seçimlere gidileceğini bildirdi. Daha sonra seçim tarihi 31 Mart’a ahndı. 1991 yıhmn ilk günlerinde siyasal tutuldular için af ilan edüdi. Şubat ayı başlarında öğrenci hareketleri yerüden yaygınlaştı. Antikomü-nist slogiuılar atan göstericiler güvenlik güçleriyle çatıştılar. Enver Hoca’mn heykelleri kırüdı. 22 Şubat’ta göstericilerle güvenlik güçleri arasmdaki çatışmada dört kişi öldü. Hükümet yetkilileri bu hareketlerden yeni kurulan Demokratik Parti’nin sorumlu olduğunu belirttiler.oto radyatör temizleyici

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder