oto radyatör temizleyici ve pisiko analiz
oto radyatör temizleyici ve pisiko analiz Bay R. ile kısacık bir görüşme yaptıktan sonra verdi. Om I buradaki hizmeti istemediği ve tedaviye gerek duymadığı yönün-1 de ikna eden Bay R.’dir. Anlaşılan, Zimmerman’m bu karara varması o kadar da zor değilmiş.”Ardından genç kadın şaşkınlık içindeki doktoru itip muayfrl nehaneye girdi.
atıp doktorun raflarda duran kitaplarına baktı, kalın harflerle yazılmış sıkıcı isimleri okurken başını sallıyordu. Parmağım [kitaplardan birinin sırtında gezdirdi, sonra parmağına bulaşan Itozu fark edip başını sallayarak “Pek kullanılmamış...” diye Imırıldandı. Gözlerini Ricky’nin gözlerine dikerek, kınayan bir ses tonuyla, “Nasıl yani? Tek bir roman, bir şiir kitabı bile yok mu?” dedi. Ardından, diplomalannı ve küçük sanat eşyalarının yanı sıra meşe bir çerçeve içinde mütevazı boyutlardaki port-resinin asılı durduğu krem rengi duvara yaklaştı. Resimde, her daim elinde olan sigarasını tutmuş, göçük gözleriyle bet bet Ibakıyordu; son yıllarının dayanılmaz acılar içinde geçtiğini gösterircesine beyaz sakalı çenesini kaplamıştı. Kırmızı ojeli H tırnağıyla portrenin camına tıklattı.
“Her meslekte duvara bir simge asmaları ne kadar ilginç, değil mi? Mesela, bir rahibi görmeye gitmiş olsaydım, duvarında haç ve İsa olacaktı. Bu bir haham olsaydı, duvarında bir yerlerde mutlaka Davut’un Yıldızı ya da bir menora olurdu. Değersiz politikacıların hepsi duvara ya Lincoln ya da Washington’m portresini asar. Bunu yasaklayan bir kanun olmalı gerçekten. Doktorlar muayenehanelerinde mutlaka kalp, diz ya da başka bir organın plastik modellerinden olsun isterler. Bildiğim kadarıyla Silikon Vadisi’ndeki her bilgisayar programcısı çalıştığı bölmenin yan tarafına Bili Gates’in resmini koyup her gün ona tapıyor. Senin gibi bir psikanalistin ise, Ricky, Aziz Sigmund’un portesine ihtiyacı var. Böylelikle bu oda-ra giren herkes kuralları kimin koyduğunu bilir. Sanırım böylelikle loğruluğu sorgulamaya açık kurallarınız biraz olsun haklı görünür.” Ricky Starks sessizce bir koltuk alıp, masanın önündeki boş-ığa itti. Ardından koltuğun öbür tarafına geçip, genç kadının
Doktor kafasmı salladı. Kadın gülümsemeye deva® “Tabii ki almazsın. Bırakalı kaç yıl oldu? On beş?y Aslma bakarsan, Ricky, sanırım 1977 yılında bıraktın, tab^? R. beni yanlış bilgilendirmediyse. Sigarayı bırakmak iç® ^ zaman, Ricky. O dönem insanlar hiç düşünmeden sigaralara kıyorlardı, çünkü tütün şirketleri ne kadar inkar etse de, insani sigaranın sağlığa ne kadar zararlı olduğunu biliyorlardı. YaJ yok, öldürüyordu. O yüzden insanlar bu konuda hiç düşünü meyi tercih ettiler. Devekuşu gibi: Kafanı göm ve bariz olan tJ şeyi görmezden gel. O samanlar başka bir sürü şey de olup bha Savaşlar, isyanlar, skandallar. O zamanlar hayatta kalmanın çal zor bir şey olduğunu duydum. Ama genç stajyer doktor Ricfe sigara içmenin son derece yaygın bir alışkanlık olduğu, hem d bugünün tersine, toplum tarafindan kabul edildiği o dönemde s garayı bırakmayı başardı. Çok anlamlı bir hareket”
Genç kadm sigarasını yaktı, derin bir nefes çekti ve dumaı yavaşça odaya üfledi.
“Küllük var mı?” diye sordu.
Ricky çalışma masasına uzanıp çekmede sakladığı kül tat lasını çıkardı. Masanın kenarına koydu. Genç kadın sigarasıı hemen söndürdü.
“İşte oldu,” dedi. “O zamanlan hatırlatacak kadar dumanl keskin bir koku.”
Ricky durdu, ardından “O zamanlan hatırlamak neden önem li?” diye sordu.
Genç kadın gözlerini devirdi, kafasmı arkasına yasladı ve yük sek sesle uzun bir kahkaha attı. Çıkan ses uygunsuzdu, u~,
Psiko Analist
yankılanan kahkaha veya havaalanında çalan klavsen gibi. Kahkaha sesi radyatör temizleyici dindiğinde, genç kadın uzun ve sert bakışıyla Ricky’yi olduğu yere mıhladı. “Her şey hatırlanacak kadar önemlidir. Bu ziyaretim ile ilgili her şey, Ricky. Bu her hastan için geçerli, değil mi? Onlar söyleyene kadar ne olduğunu gerçekten bilmiyorsun, ya da onlar söylediklerinde, bu sana yeni bir dünya açıyor, değil mi? O yüzden de her zaman tetikte olman gerekiyor. Çünkü sır kapısının ne zaman açılıp bilinmeyenleri ortaya çıkaracağım bilemezsin. O yüzden her zaman hazır olman gerekiyor. Algıların açık ve dikkatli olman lazım. Karşmdakinin dilinden dökülen her kelimeye ve anlattığı her şeye karşı ihtiyatlı olmalısın, değil mi? Güzel bir süreç değerlendirmesi, değil mi?”
Ricky evet dercesine başım salladı.
“İyi,” dedi kadın kaba bir şekilde. “Bugünkü ziyaretimin o seanslardan daha farklı olduğunu, ki öyle olduğu gayet açık, düşünmene neden olan şey nedir?”
Cevap vermedi. Bir iki saniye sessiz kaldı, genç kadını huzursuz etmeyi umarak sadece baktı. Ancak kadın fazlasıyla soğukkanlı ve sakin görünüyordu. Ve Ricky’nin bildiği kadarıyla en rahatsız edici şey olan sessizlik, onu etkilemişe benzemiyordu. En sonunda usulca cevap verdi. “Bu durum benim aleyhime. Hakkımda oldukça fazla şey biliyor gibisin, en azmdan bu odada olanlarla ilgili bir şeyler biliyorsun, halbuki ben senin admı bile bilmiyorum. Bay Zimmerman’m tedavisini sonlandırdığım söyleyerek neyi kastettiğini bilmek isterim, çünkü Bay Zimmerman benimle temasa geçmedi ve bu hiç normal değil. Ayrıca Bay R. diye hitap ettiğin ve Rumplestiltskin adıyla bana tehdit mektubu gönderen kişi olduğunu tahmin ettiğim insanla nasıl bir ilişkin olduğunu öğrenmek sterim. Bu sorularımı derhal cevap ver, yoksa polisi arayacağım.” Kadm tekrar gülümsedi. Telaşsızdı.
t Hayatın gerçekleri, değil mi?”
Cevaplar,” diye yanıtladı doktor.
Hepimizin aradığı da bu değil mi, Ricky? Bu odaya adım ■prkes ay^. ^ istemiyor mu? Cevaplar?”
Ricky yanıt vermedi, onun yerineteîefoı^^^^^ı^B “Bunun Bay R.’nin de istediği şey olduğun*^' m sun? Kafasını yıllardır meşgul eder 1 soruların I
mak. Hadi Ricky, en acı intikamın bile basit bir soruP^l gına inanmıyor musun sen de?” y**ö| I
Jşte bu merak uyandıncı, diye düşündü Ricky. Aal I rahatsız edici tavn, konuya duyduğu ilgiyi bastırıyordu ^ I mşlannda kibir ve özgüvenden başka bir şey sezilmiyor^ I ahizeye koydu. Ne yapacağını bilmez bir haldeydi.
“Lütfen somlanma hemen cevap ver,” dedi. “Yoksa jjfj. I çözümünü polislere bırakacağım.”
“Hiç eğlence anlayışın yok, değil mi Ricky? Oyun oyna^ I istemiyor musun?”
“Ne tür bir oyun savunmasız bir kıza tehditkar, iğrenç p# I nografik bir kart yollamayı içerir, ya da nasıl bir oyun bend# I kendimi öldürmemi ister, anlamakta güçlük çekiyorum.” “Ama Ricky,” dedi genç kadın sıntarak, “bu tüm oyunlanfcl daha büyük bir oyun olmaz mıydı? Ölümden daha iyi oynamayıl çalışmak?”
Bu sözler üzerine Ricky durdu, eli hâlâ telefonun üzerinde?! di. Genç kadın doktorun elini işaret etti. “Kazanabilirsin, Ricky! Ama telefonu eline alıp 911 ’i tuşlarsan değil. O zaman birisi, bil yerlerde, kaybeder. Bunun üzerine söz verildi ve emin ol, tutu lacaktır. Bay R. her şeyden öte sözünün adamıdır. Ve biri kaybc derse, sen de kaybedeceksin. Bu daha Birinci Gün, Ricky. Şimc bırakmak, açılış vuruşundan hemen sonra yenilgiyi kabul etme! olur. Hücum etmeye firsat bulamadan vazgeçmiş olursun.” Ricky elini telefondan çekti.
“Kimsin?” diye sordu.
“Oyunun amacı dahilinde ve bugünlük, bana Vügil diyebiliı sın. Her şairin bir rehbere ihtiyacı vardır.”
“Vîrgil erkek ismi.”
Kendini Vîrgil olarak tanıtan kadın omzunu silkti^gjr fc£ arkadaşınım adı da Rikkı. Fark eder mi?
Psika Analist
“Hayır. Peki, Rumplestiltskin’i nereden tanıyorsun?”
“Kendisi benim patronum. Oldukça varlıklıdır ve her çeşit I desteği alabilir. İstediği her türlü desteği. Akimdaki planı uygulamak için gereken her türlü araç ve amaca ulaşabilir. Şu anda zihni seninle meşgul.”
“Patronun olduğuna göre adını, adresini, ya da kimlik bilgilerini bana oto radyatör temizleyici verebilir ve bu saçmalığa son noktayı koyabilirsin.” Virgil başını salladı. “Ne yazık ki Ricky, hayır. Bay R. benim I gibi sadece ona hizmet eden birinden kimliğini gizlemeyecek kadar saf değildir. Üstelik sana yardım edebilecek olsaydım bile, etmezdim. Bu pek sportmence olmaz. Şair ve onun rehberinin ‘Her kim buraya girerse tüm ümitlerini terk etsin! . . .’ yazısını okuyunca omuz silkip, ‘Yapma ya. Oraya girmek istemezsin. . .’ dediğini bir düşün. Bu, şiiri mahvederdi, değil mi? Cehennemin kapısmdan geri dönmek ile ilgili bir şiir yazamazsın, değil mi Ricky? Hayır. Kapıdan geçmen lazım.”
“Öyleyse neden buraya geldin?”
“Söyledim sana. Patronum samimiyetinden şüphe duyabileceğini düşündü - gerçi kafası kıt ve hantal bir babaya sahip olan DeerfiekTlı yeğeninin durumunu öğrenince vermek istediği mesajı almışsmdır. Ancak şüphelerden tedirginlik doğdu, oyunu oynamak için iki haftan var - ki bu yeterince kısa bir süre. O nedenle hızlı bir başlangıç yapman için iyi niyetiyle sana bir rehber yolladı. Yani beni.”
“Tamam,” dedi Ricky. “Oyunun ne olduğunu, defalarca dinledim. Ama bu Bay Zimmerman’a göre bir oyun değil. Bir yıldan kısa bir süredir psikanaliz tedavisi görüyordu ve tedavisinin önemli bir aşamasmdaydı. Sen ve patronun, gizemli îay R., benimle uğraşabilirsiniz. Sorun yok. Ama işin içine astalarımı katarsanız bu tamamen farklı bir hal alır. Çizgiy tığınızı...”
|Kendini Virgil olarak tanıtan kadın elini kaldırdı. “Ricky edebiyat parçalama. ”
John Katzenbach
Kadın bu bakışı görmezden geldi, elini hafifçe sallayarak "Zimmerman bu oyunun bir parçası olmak üzere seçildi,” dedi.
Ricky şaşkınlığını gizleyemedi. Virgil konuşmasına devaı^ ediyordu. “Başta oyuna çok fazla dahil olmayacağı, ama ara sıra katılacağı söylenmişti. Ancak bu konunun geçtiği konuşmaya katılmadığım için ayrıntıları veremeyeceğim. Benim görevim farklıydı. Fakat kimin katıldığını söyleyeceğim. Orta yaşlı, bir eksikliği olan ve kendisini LuAnne diye tanıtan, ki bence güzel bir isim, herkesin kabul ettiği üzere olağandışı ve bu gezegendeki belirsiz yeri düşünülecek olursa, pek uyumlu olmayan bir kadın. Neyse Ricky, buradan çıktığımda LuAnne’le konuşmanı öneririm. Kim bilir ondan neler öğreneceksin? Tabii, eminim ki bir açıklama almak için Bay Zimmerman’m peşine düşeceksin ancak kendisinin müsait olmayacağından eminim. Dediğim gibi, Bay R. son derece varlıklıdır ve istediklerini elde etmeye alışkındır.”
Ricky daha net bir açıklama istemek üzereydi ki, Virgil birden ayağa kalkıp, “Trençkotlunu çıkarmamın mahsuru var mı?” diye sorunca, ağzından dökülmek üzere olan kelimeleri yuttu.
Eliyle izin verdiğini gösteren bir işaret yaptı. “Nasıl isterseniz,” dedi.
Kadın tekrar gülümsedi ve önündeki düğmeleri yavaşça açıp belinin etrafındaki kemeri çözdü. Ardından, tek bir hareketle trençkotunu omuzlarından sıyırdı ve yere düşürdü.
İçine hiçbir şey giymemişti.
Virgil bir elini kalçasma koyup vücudunu kışkırtıcı bir şekildelk ifşa etti. Kendi etrafında dönüp, bir anlığına sırtım çevirdi, sonrv tekrar yüzünü doktora döndü. Ricky bir bakışta bütün bedenini radyatör temizleyici görmüştü, bir fotoğrafçının fotoğraf makinesi gibi çalışan göz-1 leriyle göğüslerini, cinselliğini, uzun bacaklarını çekti ve tekrar genç kadının gözlerine döndü. Beklentiyle parlayan gözlerine.
“Gördün mü, Ricky?” dedi yumuşak bir sesle, “o kadar da yaşlı değilsin. Kanının kaynadığım hissedebiliyor musun? Bacaklarının arasında hafif bir canlanma var, değil mi? İyi bir vücu-
44
Sonra da hiçbir şey yapmazsın. Eh, o vakitler geride Artık dünyaya açılıp bir şeyler yapman gerekiyor. Aksi ta .. Neyse, şimdilik aksi takdirde ne oluru düşünmeyelim, j sana işaret ettiğinde o yoldan gitmek zorundasın. Sakın ma. Şeytan boş duranın eline iş verir. Erken kalkan yol alır. iyi tavsiyeler verdim. Bunlara mutlaka uy.”
Kadın hızla çıkış kapışma doğru yürüdü.
“Bekle,” dedi Ricky düşünmeden. “Tekrar gelecek
“Kim bilir?” dedi Virgil hafifçe gülümseyerek. “ sıra. Nasıl gittiğini göreceğiz,” dedi ve kapıyı çekip çıktı.
Ricky bir müddet koridordaki topuk seslerini dinledi, fırlayıp kapıya koştu. Ancak Virgil çoktan gözden kaybolmuşta Birkaç dakika bekledi ve geri muayenehanesine gidip pencereyi doğru yürüdü. Cama adeta yapışarak kadının binanın kapısından I çıkışım zamanında yakalamak için dikkatle dışarı baktı. I bakarken uzun, siyah bir limuzin kapıya yanaştı. Virgil I
dan adımını atıp araca bindi. Araba caddenin döndü; o I
kadar hızlı yol almıştı ki, Ricky arabanın plakasına veya teşhis I etmeye yarayacak özelliklerine bakmayı düşünecek kadar ahlh J ve planlı olsaydı bile, fırsat bulamazdı.
Wellfleet’teki yazlığının yakınında bulunan Cape Cod de, bazen tehlikeli olabilen^ hatta kimi zaman yol açan ■
güçlü sualtı akıntıları oluşur. Bu dalgalar; sürekli olarak ¡»»Mie ■ vuran okyanus suyunun gücünden ortaya çıkar ve koıu-yan kıyı kordonunda, dalgaların altında oluklar açar. Boşluklar a açılınca, dalgalarla gelen su birden okyanusa geri döneceği yeni 7 bir yol bulur ve suyun altındaki bu kanallardan geri dökülür. Su- f yun üzerinde ise, yeni bir sualtı akıntısı oluşmuş olur. Biri böyle -bir akıntıya kapılacak olursa, yapması gereken birkaç şey vardır.radyatör temizleyici
Bunlar, yaşadığı deneyimi sarsıcı, belki korkutucu, ancak kesinlikle yorucu hale getiren, ama en başta zorlaştıran numaralardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder